Dövizde parite nasıl yapılır ?

Umut

Yeni Üye
Dövizde Parite Nasıl Yapılır? Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımını Veri Üzerinden Karşılaştırmak

Döviz piyasasına biraz merak salınca insanın karşısına ilk çıkan kavramlardan biri “parite” oluyor. İlk bakışta EUR/USD, GBP/USD veya EUR/TRY gibi ifadeler oldukça teknik görünebiliyor. Oysa paritenin temel mantığı aslında oldukça basit: Bir para biriminin başka bir para birimi karşısındaki değerini ifade ediyoruz. Asıl zor olan ise bu oranı doğru yorumlamak, hangi para biriminin güçlendiğini anlamak ve işlem yaparken fiyat hareketinin nedenlerini birbirinden ayırabilmek.

Burada özellikle ilginç bulduğum konu şu: Aynı pariteye bakan iki yatırımcı tamamen farklı kararlar verebiliyor. Bunu doğrudan “erkekler şöyle, kadınlar böyle düşünür” şeklinde açıklamak doğru olmaz. Ancak finansal davranış araştırmaları, risk algısı, özgüven, işlem sıklığı, finansal bilgi ve toplumsal koşullar açısından bazı ortalama farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Bu nedenle kadın ve erkek yatırımcıların parite değerlendirmelerini karşılaştırırken biyolojik veya klişe açıklamalardan ziyade davranışsal finans, deneyim, eğitim, gelir, sorumluluklar ve risk algısı üzerinden düşünmek daha anlamlı.

Sizce iyi bir parite işlemini belirleyen şey daha çok matematiksel analiz mi, yoksa yatırımcının piyasaya psikolojik olarak nasıl yaklaştığı mı?

Parite Tam Olarak Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

TCMB'nin tanımına göre çapraz kur, iki para biriminin üçüncü bir para birimi üzerinden dolaylı olarak hesaplanan değişim oranıdır. Piyasalarda üçüncü para birimi çoğunlukla ABD dolarıdır. TCMB

Örneğin elimizde şu iki fiyat olduğunu düşünelim:

- EUR/USD = 1,10

- USD/TRY = 40,00

Buradan yaklaşık EUR/TRY paritesi:

1,10 × 40 = 44 TL

olarak hesaplanabilir.

Yani 1 euro yaklaşık 44 TL değerindedir.

Tersi yönde bir hesaplama yapmak istersek, örneğin EUR/USD = 1,10 ve GBP/USD = 1,32 ise:

EUR/GBP = EUR/USD ÷ GBP/USD

1,10 ÷ 1,32 ≈ 0,833

sonucuna ulaşırız.

Buradaki kritik nokta, paritede hangi para biriminin “baz”, hangisinin “karşıt” olduğudur. EUR/USD = 1,10 demek, 1 euro karşılığında 1,10 ABD doları demektir.

Bu nedenle EUR/USD yükseldiğinde bunun doğrudan “dolar yükseldi” anlamına gelmediğini özellikle vurgulamak gerekir. EUR/USD'nin yükselmesi, euro'nun dolara karşı değer kazanması veya doların euro karşısında değer kaybetmesi şeklinde yorumlanabilir.

Güncel kur verilerinde de çapraz kurların nasıl kullanıldığı görülebiliyor. TCMB'nin yayımladığı döviz verilerinde ABD doları üzerinden farklı para birimlerinin çapraz değerleri ayrıca gösteriliyor. e-Devlet

Parite İşleminde Asıl Yapılan Şey Nedir?

“Parite yapmak” günlük kullanımda genellikle bir döviz çiftinde alım veya satım yönünde pozisyon almak anlamında kullanılıyor. Ancak teknik olarak burada yapılan şey iki para biriminin göreli değerindeki değişimden yararlanmaya çalışmak.

Örneğin EUR/USD'nin 1,10'dan 1,12'ye yükseldiğini düşünelim.

EUR/USD'de alış yönünde işlem yapan yatırımcı açısından hareket:

1,10 → 1,12

şeklindedir.

Ancak işlem yalnızca “euro yükselecek” düşüncesinden ibaret değildir. Aynı zamanda euro'nun dolar karşısındaki performansını öngörmek gerekir.

Burada faiz kararları, merkez bankalarının açıklamaları, enflasyon, istihdam verileri, ekonomik büyüme, siyasi gelişmeler ve piyasa beklentileri devreye girer.

Dolayısıyla parite analizi aslında üç katmanlı düşünülebilir:

1. Fiyat verisi: Kur şu anda nerede?

2. Ekonomik veri: İki ekonominin görünümü nasıl?

3. Yatırımcı davranışı: Piyasa bu veriyi nasıl fiyatlıyor?

Bence üçüncü madde çoğu zaman gözden kaçıyor. Çünkü iyi bir ekonomik veri her zaman para birimini yükseltmeyebilir. Piyasa beklentisi zaten fiyatın içine girmiş olabilir.

Erkek Yatırımcıların Daha Veri Odaklı Olduğu Görüşü Ne Kadar Doğru?

Forumlarda sık karşılaşılan bir yaklaşım şu: “Erkek yatırımcılar grafiğe, rakamlara ve teknik analize; kadın yatırımcılar ise daha çok güvenlik ve ekonomik koşullara bakar.”

Bu ifadeyi bu kadar kesin kabul etmek bence hatalı.

Araştırmalar bazı ortalama davranış farklılıkları bulsa da bireysel farklılıklar çok büyük. Örneğin Barber ve Odean'ın 35 binden fazla yatırımcı hesabını inceleyen çalışmasında erkek yatırımcıların kadınlardan yaklaşık yüzde 45 daha fazla işlem yaptığı ve aşırı işlem yapmanın erkek yatırımcıların getirileri üzerinde daha olumsuz etkili olduğu bulunmuştu. OUP Academic+1

Buradan “erkekler kötü yatırımcıdır” sonucu çıkarılamaz. Çalışmanın asıl önemli tarafı aşırı özgüven ve işlem sıklığı arasındaki ilişkiyi göstermesidir.

Parite piyasasına uyarlarsak şöyle bir örnek verilebilir:

Bir erkek yatırımcı EUR/USD grafiğinde destek ve direnç seviyelerini belirliyor. Birkaç ekonomik veri de beklentisini destekliyor. Pozisyon açıyor. Kur tersine dönüyor. Ancak “analizim doğru, piyasa birazdan dönecek” düşüncesiyle zarar kes seviyesini sürekli erteliyor.

Başka bir kadın yatırımcı ise aynı grafiğe bakıp “Analizim doğru olsa bile senaryonun yanlış çıkma ihtimali var” diyerek işlem boyutunu küçültüyor.

İkinci yatırımcı daha az işlem yapıyor olabilir. Fakat bu onun daha “duygusal” olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, belirsizliği daha yüksek ağırlıkla hesaba katıyor olabilir.

Kadın Yatırımcıların Duygusal ve Toplumsal Faktörlere Odaklanması Ne Anlama Geliyor?

Burada da ciddi bir ayrım yapmak gerekiyor.

Kadın yatırımcıların finansal kararlarında toplumsal ve yaşam koşullarının etkili olması, kararların irrasyonel olduğu anlamına gelmez.

OECD araştırmaları kadınların finansal bilgi ve finansal dayanıklılık açısından bazı ülkelerde dezavantajlarla karşılaşabildiğini; bunun yanında finansal becerilere duyulan öz güven, toplumsal normlar ve aile sorumluluklarının da önemli faktörler olduğunu ortaya koyuyor. OECD

Bu durum döviz yatırımlarına doğrudan yansıyabilir.

Örneğin çocuğunun eğitim giderlerini, kira ödemesini veya aile bütçesini yöneten bir yatırımcı için “maksimum getiri” tek hedef olmayabilir. Aynı kişi döviz piyasasında daha küçük pozisyon açabilir çünkü sermayenin belirli bir kısmına kısa vadede ihtiyaç duyacağını bilir.

Bu davranışı “duygusal” olarak etiketlemek bana doğru gelmiyor.

Aslında burada nakit akışı yönetimi söz konusu.

Benzer şekilde erkek bir yatırımcının da ailesinin ekonomik güvenliğini ön planda tutması mümkündür. Dolayısıyla toplumsal roller cinsiyet sınırlarına sığmayacak kadar çeşitlidir.

Risk Konusunda Veriler Bize Ne Söylüyor?

Risk algısı açısından literatür daha karmaşık.

Bazı deneysel çalışmalar erkeklerin ortalama olarak daha fazla finansal risk almaya eğilimli olduğunu gösteriyor. Ancak sonuçlar her araştırmada aynı değil ve farkların büyüklüğü çoğu zaman sınırlı. OECD'nin finansal okuryazarlık çalışmalarında da ülkeler arasında önemli farklılıklar görülüyor. PISA 2022 verilerinde OECD ortalamasında erkek öğrencilerin finansal okuryazarlık puanı kızlardan yalnızca 5 puan daha yüksekken, 20 katılımcı ülke ve ekonominin 10'unda anlamlı cinsiyet farkı bulunmamış. Bazı ülkelerde kız öğrenciler erkeklerden daha yüksek performans göstermiş. OECD+1

Türkiye özelinde de sonuçları tek cümleyle “erkekler daha riskçi” diye özetlemek mümkün değil. 2023 tarihli bir çalışma, Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemi katılımcılarının gerçek verilerini kullanarak toplumsal cinsiyet ile risk davranışı arasındaki ilişkinin sosyoekonomik faktörler dikkate alındığında zayıfladığını ortaya koyuyor. ScienceDirect

Bu bana önemli bir şey söylüyor:

Cinsiyet tek başına yatırım davranışını açıklamak için yeterli bir değişken değil.

Gelir, eğitim, yaş, yatırım deneyimi, medeni durum, finansal sorumluluklar ve kişinin piyasaya ne kadar süredir maruz kaldığı en az cinsiyet kadar önemli olabilir.

Parite Analizinde “Erkek Mantığı” ve “Kadın Mantığı” Yerine Ne Kullanılmalı?

Bence daha sağlıklı bir yaklaşım, yatırımcıları iki cinsiyet grubuna ayırmak yerine iki farklı karar modelini karşılaştırmak.

Model 1: Veri ağırlıklı yaklaşım

Yatırımcı:

- Merkez bankası kararlarını takip ediyor.

- Faiz farklarını inceliyor.

- Enflasyon ve istihdam verilerini karşılaştırıyor.

- Teknik göstergeler kullanıyor.

- Destek ve direnç seviyeleri belirliyor.

- Zararı durdurma seviyesi oluşturuyor.

- Pozisyon büyüklüğünü önceden hesaplıyor.

Model 2: Risk ve yaşam koşulları ağırlıklı yaklaşım

Yatırımcı:

- Sermayeye ne zaman ihtiyaç duyacağını düşünüyor.

- Döviz hareketinin bütçesine etkisini hesaplıyor.

- Belirsizlik karşısında daha düşük kaldıraç kullanıyor.

- Uzun vadeli satın alma gücünü dikkate alıyor.

- Aile ve gelir istikrarını yatırım kararına dahil ediyor.
 
Üst