Eve zarar veren komşu nereye şikayet edilir ?

Umut

Yeni Üye
Eve Zarar Veren Komşu Nereye Şikâyet Edilir? Asıl Mesele Şikâyet Yeri Değil, Zararın Türünü Doğru Belirlemek

Üst kattaki komşunun su sızıntısı yüzünden tavanınız kabarıyor, yan dairede yapılan tadilat duvarınızda çatlaklara yol açıyor ya da komşu parseldeki kazı nedeniyle evinizde hasar oluşuyor… Böyle bir durumda insanın ilk düşündüğü şey genellikle “Nereye şikâyet edeceğim?” oluyor. Fakat işin hukuki tarafına biraz girince bunun tek bir cevabı olmadığını görmek mümkün.

Çünkü gürültü, su sızıntısı, tadilat, kaçak yapı, kazı, titreşim, duvar çatlağı veya doğrudan maddi zarar aynı hukuki kategoriye girmeyebilir. Dolayısıyla belediyeye yapılacak bir ihbar ile mahkemeden talep edilecek tazminat aynı şey değildir.

Bu konuda forumlarda sıkça “erkekler daha somut bakıyor, kadınlar daha çok yaşam etkisini düşünüyor” gibi genellemeler yapılıyor. Bence mesele cinsiyetten ziyade insanların yaşadıkları olayın niteliğiyle ilgili. Aynı zararı yaşayan iki kişinin biri masraf kalemlerine, diğeri çocukların güvenliğine veya evde yaşamanın psikolojik yüküne odaklanabilir. Bunların ikisi de gerçektir ve birbirini dışlamaz. Tartışmaya da tam buradan başlayabiliriz: Bir komşunun verdiği zarar yalnızca tamir faturasıyla mı ölçülmeli, yoksa evde yaşama biçimindeki bozulma da dikkate alınmalı mı?

Önce “zarar”ın ne olduğunu belirlemek gerekiyor

Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesi komşuluk hukukunun temel hükümlerinden birini oluşturuyor. Buna göre taşınmazını kullanan kişi, komşularını olumsuz etkileyen taşkınlıklardan kaçınmak zorunda. Kanunda özellikle aşırı duman, toz, koku, gürültü ve sarsıntı gibi etkiler sayılıyor. Daha önemlisi, 738. madde kazı ve yapı faaliyetlerinde komşu taşınmazların toprağının sarsılmasına, tehlikeye düşürülmesine veya üzerindeki tesislerin etkilenmesine karşı özel bir yükümlülük getiriyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Örneğin:

- Komşunun yaptığı kazı nedeniyle istinat duvarınızda çatlak oluşuyorsa,

- Yan binadaki inşaat nedeniyle evinizde titreşim ve yapısal hasar meydana geliyorsa,

- Üst komşudan gelen su nedeniyle tavan, duvar veya parke zarar görüyorsa,

- Komşunun taşan suyu veya tesisatı evinizde sürekli hasara yol açıyorsa,

- Projeye aykırı yapılan bir yapı sizin binanızın güvenliğini etkiliyorsa,

konu yalnızca “komşuyla anlaşamama” olmaktan çıkabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 730. maddesi de mülkiyet hakkının hukuka aykırı kullanılmasından zarar gören kişinin eski hâle getirme, tehlikenin giderilmesi ve uğradığı zararın karşılanması için dava yoluna başvurabileceğini düzenliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Peki doğrudan nereye şikâyet edilir?

Burada birkaç farklı kanal var.

1. Belediye: Sorun ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı, kaçak tadilat, projeye aykırı imalat, izinsiz yapılaşma ya da yapı güvenliğiyle bağlantılıysa belediyenin ilgili birimleri önemli bir başvuru noktasıdır. Özellikle imar mevzuatına aykırı yapıların tespiti ve işlem yapılması belediye veya ilgili idarenin görev alanına girebilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarında da ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların tespiti halinde belediye veya valilik tarafından işlem yapılabileceği belirtiliyor. Web Dosya+1

2. Apartman/site yönetimi: Olay Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaysa yöneticiye yazılı bildirim de önem taşıyor. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18. maddesi kat maliklerinin birbirlerini rahatsız etmemesini ve birbirlerinin haklarını ihlal etmemesini öngörüyor. Üstelik bu yükümlülükler belirli koşullarda bağımsız bölümde sürekli yararlanan kiracılara ve diğer kişilere de uygulanıyor. mevzuat.wiki+1

3. Polis veya jandarma: Eğer olay yalnızca mülkiyet uyuşmazlığı değil, aynı zamanda tehdit, saldırı, ciddi güvenlik riski veya devam eden bir tehlike içeriyorsa kolluk kuvvetlerine başvurmak ayrı bir konu. Burada amaç evdeki maddi hasarın bedelini hesaplatmak değil, varsa kamu düzeni ve güvenlik açısından gerekli müdahalenin sağlanmasıdır.

4. Arabuluculuk ve mahkeme: Komşuluk hakkından veya Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda 1 Eylül 2023'ten itibaren dava açmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartı haline getirildi. 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesi hem Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları hem de komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkları açıkça kapsıyor. Baro Birlik+1

Bu değişiklik önemli; çünkü eski usullerden kalan “doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine git” şeklindeki tavsiyeleri güncel mevzuatla birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Erkeklerin objektif, kadınların duygusal baktığı iddiası gerçekten doğru mu?

Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor. Cinsiyet üzerinden kesin bir davranış modeli çıkarmak bilimsel açıdan sağlam değil. “Erkekler sadece faturaya bakar, kadınlar evin huzuruna bakar” şeklinde bir ayrım yapmak, gerçek hayattaki çeşitliliği açıklamak yerine basitleştiriyor.

Ama forum tartışmalarında karşılaşılabilecek iki farklı yaklaşımı karşılaştırmak faydalı olabilir.

Bir kişi olayın ölçülebilir tarafına yoğunlaşabilir: “Duvar 3 metre boyunca çatladı, eksper 85 bin TL onarım bedeli çıkardı, hasar fotoğrafları şu tarihlerde çekildi, komşunun tadilatı şu tarihte başladı.” Bu yaklaşım, özellikle mahkeme veya sigorta sürecinde oldukça değerlidir.

Başka bir kişi ise yaşam üzerindeki etkileri öne çıkarabilir: “Çatlak nedeniyle çocukların odasını kullanamıyorum”, “Evde sürekli inşaat sesi var”, “Her yağmurda tavan akacak mı diye endişeleniyorum”, “Altı aydır evimde rahat edemiyorum.”

İkinci yaklaşımın “duygusal” olması onun otomatik olarak hukuken değersiz olduğu anlamına gelmez. Ancak mahkemede ileri sürülen her duygusal etkinin kendiliğinden maddi tazminata dönüşeceğini düşünmek de doğru değildir.

Asıl güçlü yöntem, duygusal ve toplumsal etkiyi somutlaştırmak olabilir.

Örneğin “çok stres oldum” demek yerine olayın ne kadar sürdüğünü, hangi odanın kullanılamadığını, kaç kez tamir yapıldığını, evde yaşayanların günlük hayatının nasıl etkilendiğini belgelemek daha açıklayıcıdır.

Bu noktada kadın veya erkek ayrımından ziyade kanıt üretme biçimi önem kazanıyor.

Somut veri neden bu kadar önemli?

Komşunuz “benim yaptığım tadilatın çatlakla ilgisi yok” diyebilir. Siz de tam tersini söyleyebilirsiniz. İki tarafın da kendi anlatısı olabilir.
 
Üst